YAŞ ALMAK EVET AMA UNUTKANLIK DOĞAL MIDIR?

YAŞ ALMAK EVET AMA UNUTKANLIK DOĞAL MIDIR?

Alzheimer hastalığı (AH) en sık demans nedeni olup, tüm demans vakalarının yaklaşık %50-70’ini oluşturmaktadır. Alzheimer Hastalığı‘nın erken başlangıçlı formları daha fazla genetik geçiş özelliğine sahip olup, olguların  oldukça az bir kısmını, ancak % 3-5‘ini oluşturur. Bilişsel işlevlerde ve günlük yaşam etkinliklerini sürdürme becerilerinde azalma, davranışsal değişimler ve psikiyatrik belirtiler ile karakterize, ilerleyici nörodejeneratif bir hastalıktır. Hastaların, yaşam kalitelerinin büyük ölçüde azalmasına neden olan AH’nın sıklığı, insan ömrünün uzamasıyla giderek artmaktadır.

Alzheimer Hastalığının Nedeni

Yaşlı popülasyonun arttığı toplumlarda demans önemli bir sağlık sorunudur. Alzheimer dahil bütün demansların en önemli risk faktörü yaştır. Yaş arttıkça görülme sıklığı da artar. AH’de hem çevresel ve hem de genetik faktörlerin önemli rol oynadığını bilinmektedir. Risk faktörleri ve koruyucu faktörler halen tartışmalı olmakla birlikte kesin olarak kabul edilen risk faktörleri;

  • yaş,
  • aile hikayesi,
  • ve apolipoprotein E (ApoE) allelinin varlığıdır.

         

Hepsinde olmamakla birlikte bütün araştırmalarda kadınlarda Alzheimer riski,erkeklerden daha fazla bulunmuştur (ikiye karşı bir).Düşük eğitim düzeyi, ailede özellikle anne-baba-kardeş gibi birinci derecede yakınlarında Alzheimer Hastalığı olması, ailede Down sendromu (mongolizm), komaya sokacak şiddette tek kafa travması ya da multipl kafa travmaları olması ve depresyonun AH’da modifiye edilebilir, etiolojik bir risk faktörleri olduğu ileri sürülmüştür.

Alzheimer Hastalığından Korunulabilir Mi?

AH’nın oluşma riskini azalttığı düşünülen koruyucu faktörler ise ApoE e2 alleline sahip olma, non-steroid antiinflamatuar ilaçların kullanımı, ve yüksek eğitimdir. Son zamanlarda hafif ve orta miktarda alkol alımının koruyucu olabildiği hakkında bir takım yayınlar vardır.

   

Alzheimer Hastalığının Sıklığı Nedir?

Alzheimer hastalığın prevalansı 65 yaş üzerinde %6-10, 85 yaş üzeinde %30-47 dir. Prevalans 60 yaşından sonra her beş senede bir-iki katına çıkar. Bu bize "YAŞ" bilinen en önemli risk faktörü olduğunu göstermektedir.


Alzheimer Hastalığında Neler Görülür?

Alzheimer hastalığı vakaların çoğunda yakın bellek bozukluğu ile başlar. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte lisan (dil), görsel-uzamsal fonksiyonlar, dikkat, yürütücü işlevler ve praksi (düşünsel/konseptüel bölüm) gibi kognitif (bilişsel) fonksiyon bozuklukları, günlük yaşam aktivitelerinde bozulmalar yapar, klinik ağırlaşır. Depresyon, ajitasyon, hezeyanlar (sanrılar) ve halüsinasyonlar (varsanılar) gibi davranışsal değişiklikler hastalığın seyri sırasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir. Özellikle kişinin, hatırlayamadığının farkında olduğu ilk dönem, depreyon ve kaygı bozuklukları için en riskli dönemdir. Kişi mental kayıplarının farkına vardığında, benlik saygısı zedelenir, öfke, sinirlilik, dürtüsellik, içe kapanma, çökkünlük görülebilir. İlk gerginlikler, sıklıkla eş ya da çocuklar gibi yakın aile çevresi ile yaşanmaya başlayabilir. Bu dönemde aileler ya da bakım verenler de bu hastalık sürecinde kendilerini zorlu zamanların beklediğini fark edebilirler, ruhsal zorlanmalar yaşanabilir.

Hafıza bozukluğu, başlangıçta öğrenememe ve yeni hafıza oluşturamama şeklinde olup uzak hafıza korunmuştur. Hasta sadece saatler önce olan bir olayı hatırlayamazken, gençliğindeki bir anıyı bütün ayrıntıları ile anlatabilir. Aynı sorular tekrar tekrar sorulabilir, aynı cümleler sayısız kere tekrar edilebilir. İleri dönemlerde uzak hafıza da bozulur. Lisan bozukluğu kelime bulamama (anomi), yanlış kelime veya yerine kelime söyleme şeklindedir.

Hastalık tablosuna psikotik belirtilerde eklenmeye başlar. Kişide hallusinasyonlar (varsanılar), hezeyanlar (sanrılar) görülmeye başlanır. Bunlar sıklıkla paranoid yani kötülük görme yönündedir. Akşamüstü, gün batımı ile beraber belirtiler şiddetlenir. Alış-veriş, para hesabı, yemek yapma, yol ve yön bulma, elbise seçme, ev ve işle ilgili sorunları çözme, TV-radyo izleme, kitap okuma, randevuları hatırlama gibi günlük yaşam aktivitelerinde bozulmalar vardır. Hastalar zaman içerisinde tüm bilişsel işlevlerini kaybederek, yatağa bağımlı hale gelebilir.

Alzheimer Hastalığının Klinik Öncesi Dönemi

Hastalık öncesi dönem yıllarca sürebilir. Bu dönemde hafif ancak nöropsikolojik testlerle ortaya konulabilen bilişsel kayıplar saptanır ve "hafif bilişsel bozukluk" olarak adlandırılır. Bu kişiler günlük yaşam aktivitelerini normal şekilde sürdürürler ve klinik olarak demans belirtileri göstermezler. Bu hastaların tümünün demansa doğru ilerlemesi söz konusu değildir. Ancak bunların demansa dönme olasılıkları genel populasyona oranla 10 kat daha fazladır. Sonuç olarak HBB’lu hastalar heterojen bir gruptur. Bu vakaların bir kısmı demansa dönecek bir kısmı dönmeyecektir.


Alzheimer Hastalığı Evreleri

1. Hafif Alzheimer Hastalığı (Süre: 2-4 sene)

  • Kısa süreli bellekte bozukluk.
  • Uzak bellek genellikle etkilenmemiştir.
  • Objeleri yanlış yere koyma.
  • Daha önce bildiklerinin isimlerini unutma.
  • Bildik objelerin isimlerini unutma (çatal, kalem).
  • Daha önce bildik yerleri bulamama.
  • Çevreye ilgi kaybı, mesleksel, sosyal aktivitelerden uzaklaşma, çökkünlük bazen sinirlilik.
  • Lisan yeteneklerinin bozulması.
  • Soyut düşüncede bozukluk.
  • Zaman ve yerle ilgili orientasyon (yönelim) bozukluğu, ancak kişileri tanım.

2. Orta Derecede Alzheimer Hastalığı (Süre: 2-5 sene)

  • Belleğin bozulması belirgin.
  • Lisan kusurları (afazi), muhakeme, alan orientasyon, yürütücü işlevlerde bozukluklar belirginleşir.
  • Davranış sorunları (çabuk sinirlenme, öfke patlamaları, gerginlik, yakın aile çevresiyle tartışma).
  • Hezeyanlar (sanrılar) ve hallüsinasyonlar (varsanılar).
  • Uyku-uyanıklık döngüsünde bozukluk, akşam üstleri kognitif ve davranışsal belirtilerde kötüleşme (gün batımı sendromu).
  • Kaka kaçırma.
  • Hastaya çoğu kez günlük aktivitesi (banyo yapma, elbise giyme, yemek yeme vs.) için yardım etmek gerekir.
  • Sağlıklı eşe (veya bakıcıya) gittikçe bağımlı olma.

3. İleri Derece Alzheimer Hastalığı (Süre: 2-4 yıl)

  • Aile bireylerini emosyonel (duygusal) olarak tanıyabilir, ama kişilerin kesin olarak belirlenmesi ve isimlerinin söylenmesi mümkün değildir.
  • Konfüzyon / ajitasyon artması.
  • Hezeyanlar, hallüsinasyonlar.
  • Kaka kaçırmanın şiddetlenmesi.
  • Hareket yeteneğinin azalması.
  • İletişim kurulamaması, konuşmanın kısa cümleler veya kelimelerin tekrarı şeklinde kısıtlanması.
  • Günlük yaşam aktiviteleri için tamamen yardımın gereksinmesi.

Tanı

Klinikte konulan tanı "Olası Alzheimer Hastalığı" tanısıdır. Bununla birlikte, hasta öyküsü, fizik ve nörolojik muayene, nöropsikolojik testler, görüntüleme yöntemleri, ve laboratuvar incelemeleri ile yüksek oranda (%85-90) doğrulukla klinik tanı koymak mümkündür. Demans tanısı klinik değerlendirme ile konulabilir. Kesin tanı otopsi ile yapılır. Erken demansın tanısı özellikle sosyo-kültür düzeyi yüksek yaşlılarda zordur. Bazen ilk görüşmede tanı koymak zor olabilir. Belli aralıklarla yapılacak mental muayene ve testler tanıyı koydurur.

Demans sendromlarının tanısı iki basamaklıdır. Önce sendrom belirtilerinin iyi tanınması gerekir. İkinci basamakta spesifik organik etiyoloji ortaya konulmalıdır. Çeşitli hastalıklar ya da vitamin eksiklikleri demansa neden olabilir. Önceden tanı konulup, tedavi edilebilen demans vakaları, tüm demans hastalarının % 10-15’ini oluştururlar.


Tedavi

İstenen, beklenen tedavi hastalığa neden olan ya da altta yatan patolojinin tedavisi ile hastalığın ilerlemesinin durdurulması ve hastanın yaşam kalitesinin artmasıdır. Son yıllarda oldukça etkin ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlarla hastanın semptomlarını iyileştirmek, hastalığın ilerleyişini bir nebze yavaşlatmak, hastanın günlük yaşamdaki aktivitelerini düzeltmek mümkündür.

Alzheimer hastalığının tedavisi kognitif (bilişsel) fonksiyonlara yönelik tedavi ve hastanın psikiyatrik semptomlarına yönelik tedavi olmak üzere iki başlıkta gözden geçirilebilir. Alzheimer hastalığının çeşitli evrelerinde, farklı ve yaşamı çok güçleştirebilecek psikiyatrik belirtiler tabloya eşlik edebilir. Hastanlığın gidişini yavaşlatmak ve eğer mümkün ise durdurmaya çalışırken, hastanın psikiyatrik belirtiler nedeni ile gittikçe azalan yaşam kalitesinin de desteklenmesi gerekmektedir. Başta Alzheimer olmak üzere, hemen tüm demans (bunama) hastalarının bakım verenlerinin ya da aile bireylerinin de ruhsal destek ihtiyacı olabilmektedir. Aile bireyleri fiziksel ve ruhsal olarak zorlanabilecekleri, ne kadar süreceği kestirilemeyen ve olası olarak klinik tablonun daha da zorlaşabileceği bir süreçle karşı karşıya olduklarından ruhsal açıdan desteklenmeleri çok önemlidir.


Alzheimer Hastalığını Konu Alan Filmler

Kaynaklar

1. Öztürk MO: (1997) Ruh sağlığı ve Bozuklukları. 7ci basım Hek. Birl.Yay. Ankara
2. Selekler K. Alios Alzheimer ve Alzheimer Hastalığı, Türk Geriatri Dergisi, Özel Sayı 3, 2010 (9-14)
3. Eker E. Alzheimer Hastalığı, Sempozyum Dizisi, No: 62, Mart 2008, ( sf 85-110 )
4. http://www.filmloverss.com/kategori/dizi-haberleri/