EŞCİNSELLİK, TRANSEKSÜALİTE, LGBTİ… RENKLER ÜZERİNE BİR YAZI…

EŞCİNSELLİK, TRANSEKSÜALİTE, LGBTİ… RENKLER ÜZERİNE BİR YAZI…

EŞCİNSELLİK, TRANSEKSÜALİTE, LGBTİ… RENKLER ÜZERİNE BİR YAZI…

EŞCİNSELLİK, TRANSEKSÜALİTE, LGBTİ…

RENKLER ÜZERİNE BİR YAZI…

“Cinsiyet kavramını herkes bildiğini sanır.Cinsiyet tekil değildir,doğrusal değildir,ya hep ya hiç değildir,sadece organa bağlı değildir.

Cinsiyet çeşitlidir,değişkendir,renklidir. Aynı bir kurabiye tarifi gibi.”
 
Biyolojik Cinsiyet Nedir?

  • Biyolojik cinsiyet nicel olarak saptanabilen iç ve dış genital organları, hormonları ve kromozomları ifade eder. 
  • Dişi = kadın iç ve dış genital organları,östrojen hormonu baskınlığı, XX kromozom yapısı ; 
  • Erkek = wolf kanalından oluşan genital organlar , XY kromozom yapısı ve testosteron baskınlığı ; 
  • İnterseks = bu erkek ve dişi fizyolojik, endokrin özelliklerinin herhangi miktarlarda birleşimini anlatan biyolojik tanımdır.

Cinsel Yönelim Nedir?

  • Cinsel yönelim, kendi cinsel kimlik tanımınıza göre fiziksel, ruhsal ve duygusal açıdan hangi cinsel kimlik grubundan hoşlandığınızdır.
  • Cinsel yönelim genellikle üç büyük kategoride incelenir.Örneğin cinsiyet kimliğini kadın olarak algılayan birinin cinsel yönelimi, yani cinsel seçimi erkek (karşıtcinsellik, heteroseksüellik), kadın (eşcinsellik,homoseksüellik), her iki eşeyliğe veya simgesel bir nesneye doğru olabilir.

Cinsiyet Kimliği nedir?

  • Kişinin kendi bedenini ve benliğini belli bir cinsiyet tanımı içinde algılayışı, kabullenişidir. Bu algılayış biyolojik cinsiyetiyle uyumlu veya uyumsuz olabilir.

Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet farklı mıdır?

  • Türkçe’de cinsiyet sex ve gender kelimelerinin ikisini de kapsar.
  • İngilizcede sex(cinsiyet) kelimesiyle genellikle bireyin erkek veya kadın oluşuna yani biyolojik anlamına vurgu vardır. Gen-der(toplumsal cinsiyet) kelimesi ise daha çok bireyin  nasıl yaşadığını anlatır.
  • Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet her zaman uyumlu mudur?:Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet uyumlu olabileceği gibi olmadığı durumlarda vardır. 

“Transgender” kavramı  toplumsal cinsiyet yaşamıyla biyolojik cinsiyeti farklı olan kişileri anlatmaktadır. Örneğin; erkek gibi yaşayan biyolojik cinsiyeti kadın olan bir kişi transgender olarak kabul edilir. Transgender kelimesi Tranvestite, transeksüel ve drag king/queen kavramları için çatı olarak kabul edilebilir.

Cinsiyet kimliği karmaşası nedir?

  • Cinsiyet kimliği karmaşası kişinin doğumdan gelen biyolojik cinsiyeti hakkında olumsuz görüşlere sahip olması, ve biyolojik cinsiyeti ile toplumsal cinsiyetinin uyumsuz olduğunu düşünmesi durumunu tanımlar.Kişinin yanlış beden içinde doğduğunu düşünmesi, toplumsal cinsiyet huzursuzluğu, doğumdan gelen biyolojik cinsiyetinden rahatsız olması cinsiyet kimliği karmaşasının ögelerindendir.

Eşcinsellik bir akıl hastaliği midir?: Hayır.

  • Lezbiyen gay ve biseksüel yönelimler günümüzde birer hastalık olarak kabul edilmezler. Yapılan araştırmalarla gösterildiği üzere hem heteroseksüel hem eşcinsel cinsel davranışlar insan cinselliği çeşitliğinin birer parçalarıdır. 
  • Hem heteroseksüalite hem Homoseksüalite birçok farklı kültürde ve tarihi kaynakta insanlık tarihi boyunca yer almiştir.  Bir kişinin  eşcinsel olması o kişinin işlevselliğini bozması beklenen bir durum değildir. Fakat toplumun ve kişinin sosyal çevresinin eşcinsellikle ilgili önyargıları, dışlayıcı tutumu,  eşcinsel bireylerin bazı ruhsal sorunlar yaşamasına ve ruh sağlığı hizmetlerine yüksek oranda başvurmalarına neden olmaktadır.   

Eşcinsel bireylerin sağlığıyla ilgili riskleri nelerdir? Bu riskler için nasıl korunma önlemleri alınabilir?

  • Eşcinsel gençlerin psikiyatrik yakınmalarının en önde gelen nedeni toplumumuzda oldukça yaygın olan homofobik yaklaşımlardır. Sadece başkalarındaki homofobi değil, bir eşcinselin kendi düşünce dünyasında sahip olduğu homofobi de  düşük kendilik değerine ve bunun yıkıcı sonuçlarına yol açmaktadır.Çalışmalarda gösterildiği üzere eşcinsel bireylerin en ciddi sağlık risklerinden biri ruh sal hastalıklar intihardır. Eşcinsellik ile ilgili alay edici şaka ve söylemlerin düşük kendilik değerine uyarlanması, bu teşebbüslere yol açabilir. Aynı baskılar alkol-madde kullanımına da yol açabilmektedir. Özellikle ergenler bu açıdan da ciddi risk altındırlar.
  • Eşcinsel ergenler heteroseksüel yaşıtlarına göre daha çok  ruhsal ve bedensel şiddete maruz kalabilmektedirler. Aile içindeki şiddet de azımsanmayacak düzeylerdedir.
  • Ayrıca cinsellikle ilgili doğru bilgilerle donanmış bir eğitim sisteminin gerekliliğini de vurgulamak gerekir.
  • İyi verilmemiş bir cinsel eğitim  bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskini artıracaktır. Bir ergen yüksek bir kendilik değeri ve kendini kabul haline sahipse güvenli cinsel deneyimlerde bulunması daha olasıdır. Kendini suçlayan, benlik saygısı zedelenmiş olan,  kendini değersiz ve rezil olarak gören bir bireyin kendini korumaya yönelik alacağı önlemler de azalır.
  • Lezbiyenler heteroseksüel kadınlara göre cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından daha düşük risk altındadırlar.

Eşcinsellerin ruh sağlığı uzmanlarından yardım almaları gerekli midir?   

  • Kişinin cinsel yöneliminin farkına varmasıyla başlayan kendini tanıma, kabullenme, çevresindekilerle paylaşma, sosyalleşme sü-recinde birçok eşcinsel ruh sağlığı uzmanlarından yardım alma gereği duyabilir. Burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta bir süre kişinin ‘ Kendi homofobisi’ ile de baş etmeye çalışacağı bir  sürecin olabileceğidir.
  • Bunun çevrenin homofobisi ile baş etmekten daha çalkantılı ve zor bir süreç olması mümkündür.
  • Bu süreç kişinin kendi homofobisi ve içinde yaşadığı toplumun eşcinsellikle ilgili olumsuz tutum ve yargılarıyla yoğun bir şekilde karşılaştığı, kendisini yalnız, dışlanmış, suçlu, ayıplı/ hastalıklı ve çaresiz hissedebileceği bir dönemdir. 
  • Ruh sağlığı uzmanları kişinin kendini tanımasına imkan veren, yargılayıcı ve yönlendirici olmayan bir tutumla bu süreçte önemli kat-kıları olabilmektedir.  Gerçekçi olmayan ‘değişme umutları’ vermeyen, kişinin huzursuzluğunu kendisini baskılaması için kötüye kullanmayan bu yaklaşım önemlidir.
  • Kişinin kendi ‘cinsel yönelimini’ keşfi, tanıması ve kendi koşul ve talepleri doğrultusunda kimliğinin bir parçası olarak var edebilmesi hedeflenmelidir.
  • Ayrıca bu süreçte yaşanılan zorlanmalara bağlı olarak ortaya çıkabilen depresyon, bunaltı bozuklukları, davranış sorunları, intihar düşünce ve girişimleri, alkol ve madde kullanımı gibi birçok konuda ruh sağlığı uzmanlarınca etkin tedaviler uygulanabilmektedir. 
  • Aile ve yakın çevre ile görüşmeler yapılıp, sosyal desteğin arttırılması yönünde çalışılabilmektedir. Eşcinsellerin de heteroseksüeller gibi yaşamları süresince cinsel yönelimleri ile ilgisi olmayan çeşitli ruhsal sorunları olabilmekte, bunlarla ilgili olarak ruh sağlığı uzmanlarından destek almaları gerekebilmektedir.   

Transseksüalite sapkınlık ya da akıl hastalığı mıdır?

  • Bir bozukluğu mental (akıl) bozukluk olarak niteleyebilmek için, bozukluğun kişide ruhsal/akli yakınmalara neden olması ve uyumla ilgili belirgin sorunlara neden olması gerekir. 
  • Transseksüalite,  ruh sağlığı uzmanlarının klinik tanıları sınıflamakta kullandıkları bir araç olan DSM tanı kılavuzunda Cinsel Kimlik Bozuklukları tanısı altında yer almaktadır. Fakat bu resmi tanının kullanılmasının nedeni bireyleri damgalamak veya bu hastaların medeni haklarının azaltılmasına neden olmak değil, kişilerin iyileşme ümidi, sağlık sigortası kapsamına girme, gelecekte daha etkili tedavilere ulaşabilmeleri gibi önemli yararlar sağlamaya çalışılmasıdır. 
  • Cinsel kimlik bozukluğu biyolojik, hormonal, fiziksel bir hastalık olmadığı gibi bir sapkınlık da değildir. Tarihsel olarak tüm dönem-lerde çeşitli toplumsal kurallar nedeniyle farklı özellikleri olan azınlık grupları ‘normal’den sapma gösterdikleri, yani aslında sadece ‘farklı’ oldukları için ‘sapık/sapkın’ olarak nitelenmişlerdir. Günümüz biliminin sunduğu bilgiler ışığında bu nitelemenin hiçbir bilimsel gerçekliği yoktur. 
  • Cinsel kimlik bozukluğunun tedavisi nedir? Cinsel kimlik bozukluğu tanısına varıldıktan sonra tedavi yaklaşımı 3 evreden oluşmaktadır. 
  • Bunlar, arzu edilen cinsiyette gerçek yaşam deneyimleri, arzu edilen cinsiyete ait hormonların kullanılması ve cinsel organlarla diğer seks karakterlerini değiştirmeye yönelik cerrahi girişimler olarak sıralanabilir. 
  • Kişinin bu tedavi süreçlerinin tümünde kendisine destekte bulunabilecek aile ve sosyal destek ortamı ile takibini yürüten klinisyen (psikiyatr, psikolog, cerrah vb. ) grubunun varlığı yeni yaşam koşullarına adaptasyonda (uyum sağlamada) oldukça önemli yer tut-maktadır.

LGBTİ NE DEMEKTİR?

  • Lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel ve interseks olarak ifade edilen cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelimle ilgili kavramların yelpazesidir.
  • Lezbiyen:Kadın eşcinsel anlamına gelen lezbiyen kelimesi 1800'lü yıllardan beri kullanılmaktadır. Bu kelimenin kökeni eşcin-sel kadın şair Sappho'nun memleketi Lesbos (Midilli) Adası'na dayanır. Sappho şiirlerinde, kadınlara karşı duygularından bah-setmiştir. Dilbilimi açısından lezbiyen kelimesi "Lesboslu" anlamına gelir. 
  • Gey:"Gey" sözcüğü, Oxford İngilizce Sözlük'te eşcinsel kişi (genellikle erkek)" olarak tanımlanır. "Eşcinsel erkek" anlamında bir kelime olmayışı konusundaki eksikliği gidermek için ilk olarak bu anlamda kullanılan gey kelimesi, zamanla eşcinsel kişi olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Kökende "gey" sözcüğü Fransızca kökenli "gai" kökünden gelmektedir. Aslen "neşeli, umursamaz" ve "canlı renkli, gösterişli” anlamlarına gelen "gey" tabiri 1960'lı yıllardan itibaren erkek eşcinseller tarafından kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. İngilizce'deki gey kelimesinin diğer anlamlarında kullanımı zamanla yok olmaya yüz tutmuştur. 
  • Biseksüel: Biseksüellik, duygusal veya cinsel yönelimi hem kendi hem de karşı cinsine dönük olan kişileri tanımlamakta kullanılan cinsel yönelim şeklidir. 
  • Biseksüel sözcüğü hem isim, hem sıfat olarak kullanılır. Bu cinsel yönelim kimliğine sahip bir kimsenin aynı anda hem bir erkekle hem de bir kadınla cinsel olarak ilgili olması gerekmez. Bazı biseksüeller bu ya da öteki toplumsal cinsiyetle (veya her ikisiyle de) asla cinsel ilişkiye girmemişlerdir. Heteroseksüeller ve gay erkekler ile lezbiyenler için geçerli olduğu üzere, cinsel çekim her arzu edildiğinde davranılmasını gerektirmez.
  • Transseksüel: Kişinin kendi bedeni ve benliğini 'kadın' ya da 'erkek' algılayışıdır. Kişinin kendisini biyolojik cinsiyetinde değil karşı cinsiyette algıladığında, bu kişiye trans denir.
  • Transgender:Toplumsal cinsiyet kimliği ve/veya cinsel kimliğini ifade edişi, geleneksel kadın-erkek kalıplarına uymayan tüm insanları tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir.
  • İnterseks: İnterseksin tıbbi açıklaması “anormal üreme ve cinsiyet organlarıyla doğmuş olandır. İnterseks bireyler biyolojik cinsiyeti kadın ve ya erkek olan kişilerin dış cinsiyet organlarına, iç üreme organlarına ve iç salgı bezlerine değişik kombinasyonlarla sahip olabilirler.


Cinsel Yönelimlerle İlgili Yanlış İnanışlar
Yanlış İnanış: “Eşcinsellik doğaya aykırıdır.”

Gerçek: Tıbbi görüşün üremeye yönelik olmayan tüm cinsel davranışları, mastürbasyonu ve heteroseksüel bağlamda bile olsa üreme dışında –haz ve sevgi ifadesi gibi- amaçlarla yürütülen cinsel birliktelikleri, sağlıksız kabul etmesi ile eşcinselliğin doğal bulunmaması ve hastalık olarak kabulü eşzamanlıdır. “Doğaya aykırılık” iddiası, cinselliğin insan “doğa”sında sadece üremeyle sınırlı bir yeri olduğu kabulünden kaynaklanmaktadır; bu ise tıbbın uzun zaman önce terk ettiği bir yaklaşımdır. Araştırmalarda bugüne kadar orangutan, martı, penguen, kedi gibi 450 kuş ve memeli türünde eşcinsel davranışa rastlanmıştır. Eşcinsel davranışın yanı sıra, eş seçimini kendi cinsi yönünde yapan hayvan türleri ile ilgili gözlemler de mevcuttur. Eşcinsel meyve sineklerinin keşfi, son dönemde cinsel yönelimin biyolojik temeli alanındaki çalışmalarda çok önemli bir rol oynamıştır. 

Yanlış İnanış: “Eşcinsellik geçici bir hevestir, merakla başlar; sosyal olarak öğrenilir ve zamanında müdahale edilmezse alışkanlık haline gelir.” 

Gerçek: Ergenlik döneminde cinsel ilgide artış ve bedensel değişikliklerin belirmesiyle, cinsellikle ilgili merakta artış olur; bu da çeşitli denemelere yol açabilir. Erkek ve kadınlarda, bu dönemde kendi cinsiyle değişen ölçülerde cinsel paylaşım seyrek görülen bir durum değildir. Yapılan çalışmalar, hemcinsle yaşanılan bu deneyimlerin yaşla giderek azalan sıklıkta devam ettiğini göstermekte, erişkin dönemde cinsel yönelimle ilişkisi olmadığını göstermektedir. Bu dönemde heteroseksüel birliktelik denemeleri olan eşcinseller olduğu gibi, eşcinsel deneyimleri olan heteroseksüeller de vardır. Başka bir deyişle ergenlikte eşcinsel davranışta bulunmak için, kişinin eşcinsel yönelimi olması gerekmemektedir. Eşcinsel deneyimin zamanla alışkanlık haline geldiği savı, eşcinsel yönelimin öğrenmeyle geliştiği iddialarına dayanır. Bu görüşü savunanlar, eşcinsel deneyime eşlik eden hazzın, bu davranışı pekiştirdiğini ve sürmesini sağladığını öne sürmüş; eşcinsel fantezilerle tiksinme ve hoş olmayan duyumları koşullayarak cinsel yönelimi değiştirmeye çalışmışlardır. Geçmişte bu amaçla elektrik şoku ve bulantıya neden olması nedeniyle apomorfin enjeksiyonu yapılması gibi yöntemler kullanan çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde etik olarak uygulanması mümkün olmayan bu çalışmalara katılanların cinsel yönelimleriyle ilgili bir değişimden çok, yıllar süren ve tedavi gerektirebilecek şiddette ruhsal ve bedensel örselenmeler yaşadıkları daha sonra yapılan gözden geçirmelerle ortaya konmuştur. Ne heteroseksüellik, ne de eşcinsellik öğrenilen bir özelliktir. Hangi yönelimde olursa olsun, cinsel deneyimle yaşanılan haz, bağımlılık yapan maddelere benzer şekilde bir alışkanlığa neden olmamaktadır. 

Yanlış İnanış: “Gay ve biseksüel erkekler çocukları cinsel yönden istismar etmeye daha meyillidirler.” 

Gerçek: Erkek çocuklarını hedef alan erkek pedofiller erişkin erkelerle romantik, sevgiye dayalı, duygusal ve seksüel ilişkilerle ilgilenmezler; çünkü onların arzu duydukları bir çeşit parafilidir, eşcinsel yönelim değildir. Eşcinseller tıpkı heteroseksüel bireyler gibi önlerine gelen her insanla cinsel birliktelik arayışı içinde değillerdir. Çocukları cinsel istismara eğilimli olan bireyler her cinsel yönelimden olabilir. Bu kişilerin daha büyük çoğunluğunun eşcinsel olduğuna ilişkin bir bilgi yoktur. 

Yanlış İnanış: “Homoseksüellik erken beyin gelişim problemlerinin ya da doğum ertesindeki belirli yetiştirme tarzlarının so-nucudur.” 

Gerçek: Kimse kesin olarak neden bazı insanların LGB olduğunu ve diğerlerinin olmadığını bilemez. Pek çok araştırmacı tek bir etmenden kaynaklanamayacağına inanır. Bu; sosyal, psikolojik ve biyolojik etmenlerin sonucudur. Son yıllardaki literatürler ge-netiğe işaret eder; araştırmalar cinsel yönelimin doğum öncesi şekillendiğini gösterir. Pek çok bilim otoritesi; homoseksüelliğin yaşam biçimi seçimi olmadığını, bunun insanlığın doğal bir varyantı olduğunu kabul eder. Güçlü anne, zayıf baba miti, çocuğun cinsel yönelimi üzerinde etkili olduğu kanıtlanmış bir gerçek değil, eşcinselliği açıklamak için psikanalizin erken döneminden kalma, halen psikanaliz çevrelerinde yaygın kabul görmeyen bir iddiadır. Yapılan çalışmalar tek tip eşcinsel yoktur görüşünü tek tip eşcinsel ailesi yoktur bulgusu ile desteklemiştir 


LGBTİ TEMALI FİLMLER:

Yakın dönemde lgbti teması birçok filmde işlenmiştir. İşte bunlardan bazıları:
            

            Milk                             The Danish Girl                      La vie d’Adele                          XXY                 

    

 

           Pride                             Benim Çocuğum


Kaynakça:
http://itspronouncedmetrosexual.com/2012/01/the-genderbread-person/
http://www.cetad.org.tr/news.aspx?detail=56
http://www.cetad.org.tr/news.aspx?detail=57
http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/04/01/hekimler-lgbt-hakkinda-ebeveynlerin-sorularini-nasil-yanitlamalidir/
https://www.ttb.org.tr/kutuphane/lgbti_sagligi.pdf